• Nombre de visites :
  • 1122
  • 7/12/2010
  • Date :

Kur’an-i Kerim İlmileri-9

kur’an-i kerim ilmileri

Merhum Tabersi, Muddessir suresinin tefsirinde şunları yazmaktadır: Hiç şüphesiz yüce Allah vahiy gönderdiği her peygamberine, gönderilenin kesinlikle Allah tarafından geldiğini anlayacak kesin deliller göstermek tedir.

Peygamber de bu deliller sayesinde kendisine gelen vahiy hakkında asla şüphe etmezler. Hiçbir zaman korkmaz, kaygılanmaz, tedirgin olup, titreyip, bayılmazlar.

Kuran-ı Kerim de bunu açıkça buyurmaktadır, yani peygamberler ulaşmış oldukları üstün kemaller ve Allah"ın göstermiş olduğu açık deliller sayesinde vahiy hakkında şüphe etmez, korkmaz ve üzülmezler. Hz. Musa, peygamberliğe seçildiğinde yüce Allah"ın özel lütfüne mazhar olarak Allah tarafından şöyle vahiy aldı:

"Musa ateşin yanına gelince: Ey Musa! Diye seslenildi: Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar; çünkü sen kutsal vadi Tuva"dasın! Ben seni seçtim. Şimdi vahyedilene kulak ver. Şüphesiz ben Allah"ım, benden başka tanrı yoktur; bana kulluk et; beni anmak için namaz kıl."

Sonra Hz. Musa"ya elinde bulunan asasını yere atması emredilir: "Asanı at! Musa (asayı atıp) onu yılan gibi deprenir görünce dönüp arkasına bakmadan kaçtı." Korkup kaçması dolayısıyla yüce Allah tarafından şöyle uyarıldı: "Ey Musa! Korkma; çünkü benim huzurumda peygamberler korkmaz." Bu şekilde en ufak bir korku halinde bile, Allah"ın yardımı peygamberine ulaşarak onu her türlü korkudan kurtarmıştır.

Bu bütün peygamberler için geçerli olan genel bir kanundur, kim Allah"ın huzuruna kabul edilme gibi üstün makama ulaşırsa, hiçbir zaman hiçbir şeyden korkmaz; zira Rabbin huzur veren atmosferinde bulunmaktadır.

Hz. İbrahim de aynı şekilde kesin bir yakin ve sakinliğe ulaşsın diye gözünden perdeler kaldırılmış, bu şekilde de melekût âleminin gerçekleri ona gösterilmişti: "İşte böyle İbrahim"e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk ki, yakin sahiplerinden olsun."

Yukarıdaki ayetlerden açıkça anlaşıldığı üzere peygamberler açık bir düşünceye, şüphesiz bir inanca sahiplerdi, bununla beraber daha fazla yakine ulaşsınlar diye yerlerin ve göklerin melekûtu onlara gösterilmiştir.

Acaba tüm peygamberlerin en üstünü olan Hz. Muhammed (s.a.a) bu genel kanundan istisnamıydı ki yalnız bırakılsın, kendisine gelene kaygıyla baksın, korkup titresin ve kendisi hakkında kötü düşünmeye başlasın?! Yüce Allah vahiy esnasında Hz. İbrahim"e ve Hz. Musa"ya yardım ederek korkmalarını engellemişti, acaba Hz. Muhammed (s.a.a) makam yönünden onlardan daha mı aşağı ki Allah"ın yardımından mahrum kaldı?

Tâbii ki hayır; çünkü O tüm insanların en üstünüydü, tüm eksik sıfatlardan uzak mükemmel bir varlıktı, yüce Allah onu bebeklikten yetiştirmişti. Hz. Ali (a.s) buyuruyor: "Allah-u Teâlâ bir meleği gece gündüz Peygamberle ilgilenip,

Onu insanî mükemmelliklere ulaştırması için görevlendirmişti." Bu ve buna benzer birçok sahih hadis bulunmaktadır.


Kur’an-i Kerim İlmileri-8

Kur’an-i Kerim İlmileri-7

  • Yazdır

    Arkadaşlarına gönder

    Yorumlar (0)