ŞAİR ŞEHİD-İ BELHİ
Ebû’l-Hasan Şehîd b. Huseyn-i Cehûdânekî-yi Belhî, döneminin üstad, alim, hekîm ve ünlü şairidir. Rûdekî, kendi çağdaşları içinde sadece onu “şair” olarak görmüş, diğerlerini ise onun bunun şiirlerinin aktarıcısı olarak görmüştür. Filozof ve kelamcıların büyüklerinden olup ilk bilimlerde üstad idi. İbn Nedîm, el-Fihrist’te şöyle der: Şehîd b. Huseyn’in telifleri vardır ve onun Râzî ile munazaraları (Mektup) vardı. Her birinin bir diğerine karşıtlığı ve reddi vardı.” Yâkût-i Hamavî, el-Mu’cemu’l-Buldân adlı eserinde, onun adını “Cehûdânek” kelimesinin zeylinde, Ebû’l-Hasan Şehîd b. Huseyn-i Belhî el-Verrâku’l-Mütekellim diye zikretmiştir. Verrâk, kitap satan demek olup buradan da Şehîd’in normal işi anlaşılmaktadır. Onun ismini, IV/X. yüzyılın ünlü filozofu Ebû Suleymân Mantıkî-yi Sistânî, şu anda bir özeti elimizde mevcut olan Sivânu’l-Hikme adlı kitabında zikretmiş ve Tafdîlu Lezzâti’n-Nefs ‘alâ Lezzâti’l-Beden adlı kitabı ona nisbet etmiş ve Şehîd’in lezzet konusundaki ve onun nefsanî lezzetler ve cismanî lezzet konusundaki görüşlerinin bir özetini aktarmıştır. Şehîd’e göre, cismanî lezzetler, fazlalık arama ve kalıcı olmayan şeyler, nefsanî lezzetler ise ruhanî fazilete yakın kalıcı ve daha üstünü arama ve bizleri insan fıtratının kemal bulmasına yaklaştıran şeylerdir. Şehîd’in bu kitaptaki görüşleri, hakikatte lezzeti, cismanî yokluk ve “cismin tabii haline dönüş hali” olarak gören Râzî’nin görüşlerine muhalif olduğunu göstermektedir.
Şehîd hat sanatında da üstad idi. Ferruhî, memduhunu överken şöyle der:
Hat, Şehid’in hattı bilinsin diye yazılır, şiir Cerîr’in şiiri tanınsın diye söylenir.
Onu, akıl noktasında binlerce kişiden üstün sayan üstad Rûdekî de onun üstünlüğü konusunda şöyle der:
Şehîd’in kervanı önden gitti, bunu bizden gitti olarak bil ve öyle düşün.
İki göz sayısından bir beden eksik, akıl sayısı açısından da binlerce fazla.
Her halükarda Şehîd, kendi dönemindeki alimler ve edipler nezdinde dönemin en üstün nitelikli kişilerinden sayılmış, adı IV/X. yüzyıl kaynaklarının bir çoğunda saygıyla zikredilmiş olup şairlik onun üstünlüklerinden birisiydi. Onun memduhlarından birisi, Nasr b. Ahmed-i Sâmânî, bir diğeri de bir süre Sâmânîlerin vezirliğini yapmış olan ve IV/X. yüzyılın ünlü alimlerinden olan ünlü Cihânî hanedanına mensup olan Ebû Abdullah Muhammed b. Ahmed-i Cihânî idi.
Şehîd’in vefatı, 325/936 yılı olarak yazılmıştır. Onun şiirleri, kendisinden sonraki şairler nezdinde VI/XII. yüzyıl sonlarına dek fesahat ve letafetiyle ünlü olup özellikle gazelleri çekicilik ve gönülde yer etmesi açısından bir mesel haline gelmişti. Şu güzel beyitler ona aittir:
Şayet gamın ateş gibi dumanı olsaydı, cihân hep karanlıkta olurdu.
Bu âlemde eğer baştan başa dolaşırsan, mutlu olan tek bir akıllı bulamazsın.
***
Bilim ve arzu nergis ile gül misali, bir yerde birbirleriyle açılmazlar.
Her kimde ilim varsa arzu olmaz, her kimde arzu var ise ilim az olur.
Pervin İtisami -1
FİRDEVSİ -1